البحث

عبارات مقترحة:

الحفيظ

الحفظُ في اللغة هو مراعاةُ الشيء، والاعتناءُ به، و(الحفيظ) اسمٌ...

المعطي

كلمة (المعطي) في اللغة اسم فاعل من الإعطاء، الذي ينوّل غيره...

المتعالي

كلمة المتعالي في اللغة اسم فاعل من الفعل (تعالى)، واسم الله...

سورة النحل - الآية 33 : الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

تفسير الآية

﴿هَلْ يَنْظُرُونَ إِلَّا أَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلَائِكَةُ أَوْ يَأْتِيَ أَمْرُ رَبِّكَ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ ۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللَّهُ وَلَٰكِنْ كَانُوا أَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ﴾

التفسير

O yalanlalıyıcı müşrikler, ölüm meleği ve onun yardımcısı olan meleklerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak ruhlarını kabzetmek için gelmesinden yahut onları dünyada yok edecek olan Yüce Allah’ın azap emrinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Mekke’deki müşriklerin yapmakta olduklarının aynısını daha önceki müşrikler de yapmışlardı da Allah Teâlâ onları helâk etti. Yüce Allah onları helak ettiği zaman onlara zulmetmemişti. Fakat onlar Allah’ı inkâr etmek suretiyle kendilerini helâk olma yollarına atarak kendilerine zulmediyorlardı.

المصدر

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

المواد الدعوية

  • لا يوجد محتوى مطابق للمرشحات الحالية.