البحث

عبارات مقترحة:

الجبار

الجَبْرُ في اللغة عكسُ الكسرِ، وهو التسويةُ، والإجبار القهر،...

الأول

(الأوَّل) كلمةٌ تدل على الترتيب، وهو اسمٌ من أسماء الله الحسنى،...

الغني

كلمة (غَنِيّ) في اللغة صفة مشبهة على وزن (فعيل) من الفعل (غَنِيَ...

سورة العنكبوت - الآية 45 : الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

تفسير الآية

﴿اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ ۖ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ ۗ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ ۗ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ﴾

التفسير

-Ey Peygamber!- İnsanlara, Allah’ın sana Kur’an’dan vahyettiklerini oku ve namazı en kusursuz şekilde kıl! Şüphesiz bütün sıfatlarıyla yerine getirilen namaz, sahibini günah ve çirkin işlere düşmekten alıkoyar. Kalplere verdiği nuru, günah işlemesine engel olur ve kişiyi salih amellere yönlendirir. Allah’ın zikredilmesi her şeyin üstünde ve her şeyden büyüktür. Allah elbette neler yaptığınızı bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaptıklarınıza göre size karşılığını verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur), şer (zannederse) şer (bulur).

المصدر

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

المواد الدعوية

  • لا يوجد محتوى مطابق للمرشحات الحالية.