البحث

عبارات مقترحة:

العفو

كلمة (عفو) في اللغة صيغة مبالغة على وزن (فعول) وتعني الاتصاف بصفة...

الحافظ

الحفظُ في اللغة هو مراعاةُ الشيء، والاعتناءُ به، و(الحافظ) اسمٌ...

الأحد

كلمة (الأحد) في اللغة لها معنيانِ؛ أحدهما: أولُ العَدَد،...

سورة العنكبوت - الآية 67 : الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

تفسير الآية

﴿أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا آمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْ ۚ أَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللَّهِ يَكْفُرُونَ﴾

التفسير

Kendilerini boğulmaktan kurtardıktan sonra Allah Teâlâ'nın vermiş olduğu nimetlere nankörlük edenler, kendilerine verilen başka bir nimet olarak yaşadıkları beldeyi, canlarının ve mallarının güvende olduğu bir yer kıldığımızı, diğer insanların saldırı altında yaşayıp, esir altına alındıklarını, hanımlarının ve çocuklarının köle alındıklarını mallarına ganimet olarak el konulduğunu görmezler mi? İddia ettikleri batıl ilahlara mı iman ediyorlar? Allah'ın kendilerine verdiği nimete mi nankörlük ediyorlar? Bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyecekler mi?

المصدر

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم