البحث

عبارات مقترحة:

البصير

(البصير): اسمٌ من أسماء الله الحسنى، يدل على إثباتِ صفة...

الحسيب

 (الحَسِيب) اسمٌ من أسماء الله الحسنى، يدل على أن اللهَ يكفي...

الرقيب

كلمة (الرقيب) في اللغة صفة مشبهة على وزن (فعيل) بمعنى (فاعل) أي:...

سورة النساء - الآية 154 : الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

تفسير الآية

﴿وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِمِيثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَأَخَذْنَا مِنْهُمْ مِيثَاقًا غَلِيظًا﴾

التفسير

Onlardan alınan pekiştirilmiş kesin söz sebebi ile, Tevrat'ta bulunan emirlerle amel etmeleri için ve korkutmak amacıyla dağı üzerlerine kaldırdık. Dağı üzerlerine kaldırdıktan sonra onlara şöyle dedik: Başlarınızı eğerek Beyti'l Makdis'in kapısından giriniz. Onlar ise kıçlarının üzerine oturup sürünerek girdiler. Cumartesi günü balık avlama yasağını çiğnemeyin dedik. Onlar ise yasağı dinlemeyip balık avladılar. Biz onlardan bu husus ile ilgili pekiştirilmiş kesin söz almıştık. Onlar ise bu ahdi çiğneyip bozdular.

المصدر

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم