البحث

عبارات مقترحة:

العزيز

كلمة (عزيز) في اللغة صيغة مبالغة على وزن (فعيل) وهو من العزّة،...

الأعلى

كلمة (الأعلى) اسمُ تفضيل من العُلُوِّ، وهو الارتفاع، وهو اسمٌ من...

سورة الفرقان - الآية 18 : الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

تفسير الآية

﴿قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّىٰ نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا﴾

التفسير

Allah'a ortak koşulup kendilerine ibadet edilenler şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Sen, bir ortağın olmasından münezzehsin. Bize, senden başkasını dostlar edinmek yakışmaz. Nasıl olur da kullarını, senden başkasına kulluk etmeye davet ederiz? Fakat sen, bu müşriklere dünyanın lezzetlerinden tattırdın. Onlardan önce de babalarına istidrac olması için nimetlerinden verdin de seni zikretmeyi unuttular. Böylece onlar, senden başkalarına kulluk ettiler ve azgınlıkları sebebi ile helâk olmuş bir kavim oldular."

المصدر

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم