البحث

عبارات مقترحة:

الوهاب

كلمة (الوهاب) في اللغة صيغة مبالغة على وزن (فعّال) مشتق من الفعل...

البر

البِرُّ في اللغة معناه الإحسان، و(البَرُّ) صفةٌ منه، وهو اسمٌ من...

الباسط

كلمة (الباسط) في اللغة اسم فاعل من البسط، وهو النشر والمدّ، وهو...

Âişe -radıyallahu anhuâ-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükûsunda ve secdesinde şöyle söylüyordu: ''Subbûh, Kuddûs, meleklerin ve Cebrâil'in Rabbi olan (Allah). ''

شرح الحديث :

Âişe -radıyallahu anhâ-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- rükûunda ve secdesinde ''Subbûhun Kuddûsun rabbul melaiketi verrûh'' derdi.Subbûhun,Kuddûsun yani tenzih etmekte mubalağadır.Allah Celle ve Alâ her türlü noksanlıklardan münezzehtir.''Rabbul Melâike'' Meleklerin rabbi melekler Allah -Azze ve Celle'nin- ordularıdır.Görmediğimiz bir alemdir.''Rûh'' O da Cebrâil -aleyhisselam- olup meleklerin en faziletlisidir.Ve bir insan için rükûsunda ve secdesinde çokça ''Subbûhun Kuddûsun Rabbu'l Melâiketi ver'-Rûh'' demesi gerekir.Kuddûs Allah'ın en güzel isimlerindendir.O da Kuds kelimesinden alınmıştır.Manası: Yücelterek ve büyük sayarak O'nu kötülükten tenzih etti ve uzaklaştırdı demektir.Subbûh Allah'ın güzel isimlerinden bir isimdir.Yani mukaddes olan her türlü ayıp ve noksanlıktan münezzeh demektir.


ترجمة هذا الحديث متوفرة باللغات التالية