المحيط
كلمة (المحيط) في اللغة اسم فاعل من الفعل أحاطَ ومضارعه يُحيط،...
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.
Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de akılları giderilir.
Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler.
Çünkü onlar, bundan önce (haramlar içinde) şımarmış kimselerdi.
Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz? diyorlardı
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
Sizi biz yarattık! Gerekmez mi (tekrardan yaratılışı) tasdik etmeniz?
Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?
Aranızda ölümü takdir eden biziz! Bizler aciz de değiliz.
Sizi benzerlerinizle değiştirmek ve sizi bilmediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususunda…
İlk yaratılışınızı biliyorsunuz, düşünmeniz gerekmez mi?
Onları bitiren siz misiniz yoksa biz mi bitiriyoruz?
Dilersek, onu çör çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.
Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indiren biz miyiz?
İsteseydik onu tuzlu bir su yapardık; şükretmeniz gerekmez mi?
Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratan biz miyiz?
Biz onu bir ibret ve gelip geçen yolcuların istifadesi için yarattık.
Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükür ediyorsunuz?
Biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Madem ki (tekrardan dirilip) ceza görmeyecekmişsiniz.
Onu (ruhu) geri çeviriniz. Doğru söyleyenlerden iseniz…
Eğer o, yalanlayanlardan ve sapıklardan ise.