البحث

عبارات مقترحة:

الغفور

كلمة (غفور) في اللغة صيغة مبالغة على وزن (فَعول) نحو: شَكور، رؤوف،...

الشهيد

كلمة (شهيد) في اللغة صفة على وزن فعيل، وهى بمعنى (فاعل) أي: شاهد،...

الرحيم

كلمة (الرحيم) في اللغة صيغة مبالغة من الرحمة على وزن (فعيل) وهي...

الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة

ترجمة معاني القرآن الكريم للغة التركية ترجمها فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الأسلام www.islamhouse.com.

1- ﴿بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ﴾


(Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun.

2- ﴿وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ﴾


Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun.

3- ﴿وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْأُنْثَىٰ﴾


Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki.

4- ﴿إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ﴾


Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.

5- ﴿فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَاتَّقَىٰ﴾


Kim (malından) verir ve sakınırsa.

6- ﴿وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَىٰ﴾


En güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse.

7- ﴿فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَىٰ﴾


Biz, onu en kolay olana kolayca iletiriz.

8- ﴿وَأَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنَىٰ﴾


Kim cimrilik eder kendini müstağni sayarsa.

9- ﴿وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَىٰ﴾


Ve en güzeli yalanlarsa.

10- ﴿فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَىٰ﴾


Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.

11- ﴿وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّىٰ﴾


Cehennem'e yuvarlandığı zaman malı ona fayda vermez.

12- ﴿إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ﴾


Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

13- ﴿وَإِنَّ لَنَا لَلْآخِرَةَ وَالْأُولَىٰ﴾


Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

14- ﴿فَأَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ﴾


Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.

15- ﴿لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى﴾


Ona ancak en azgın olan girecektir.

16- ﴿الَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ﴾


Öyle yalancıdır ki, yalanlamıştır ve yüz çevirmiştir.

17- ﴿وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى﴾


Takva sahibi ise oradan uzak tutulacaktır.

18- ﴿الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّىٰ﴾


(Ki o) Malını vererek arınır.

19- ﴿وَمَا لِأَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزَىٰ﴾


O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez.

20- ﴿إِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْأَعْلَىٰ﴾


(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

21- ﴿وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ﴾


Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.

الترجمات والتفاسير لهذه السورة: